Saçlarından fırça yaparak resim yapan Kahramankazanlı ‘Şalvarlı Picasso’ Ayfer Bozkurt

Ankara’nın Kahramankazan ilçesine bağlı Tekke Köyünde yaşayan ve ‘Şalvarlı Picasso’ olarak malum Ayfer Bozkurt, yapmış olduğu yağlı boya resimlerle Türkiye’nin gündemine oturmuş bir isim.

Ayfer’in kabiliyeti ‘Haydi Kızlar Okula ‘kampanyasıyla köylerine gelen Erdem Peker ve Resim Öğretmeni Fatma Aslan’ın keşfiyle dikkat çekiyor. Ayfer Bozkurt İlk sergisini İbrahim Bitik İlkokulu’nda açmış. İmkânsızlıklar nedeniyle ilkokulu okumuş ama sonra okula devam edememiş. Daha sonra ortaokul ve liseyi dışardan bitirmiş.

Ayfer, yapmış olduğu resimlerinin hikâyelerini yaşıyormuşçasına anlatıyor. Onu ve eserlerini görmeye gelen her insana sanki ilk defa anlatıyormuş gibi anlatıyor. Resimlerini odasında saklıyor ve kurumaması için soba bile yakmıyor. Bozkurt, ilk resimlerinden biri hakkında: “Şu küp. İçi falan delinmiş kırılmış. Şunlar mumlar, onlar da erimiş. Hiçbir şeyin tutulacak yanı yok, tamiri olası değil. Şu da çan, yani birisinin, yanlış şeylere takıldığını anlatıyor.” diyor.

Yaşadıklarını, hissettiklerini resimlerinde anlatırcasına çizen Ayfer Bozkurt, “İşte onu anlayamıyorum ben. Bunu yaşadım, bunu hissettim. Yaşadığım olay, anlatabildiğim vaka buydu. Orada birileri bulunduğunu göstermiyorum ama herkes, sobanın üstündeki güğümü, çanı görüyor.” diyor. Bilinçli olarak yapmadığını şu laflarla anlatım ediyor; “Keşke bilseydim bir ihtimal diğer yana yönlenirdim, bir ihtimal daha hoş olurdu ya da daha basit bir yoldan gelirdim.” şeklinde hissettiklerini anlatıyor.

RESİM YAPMAYA BOB ROSS SAYESİNDE BAŞLAMIŞ

İlk resimlerini yapmış olduğu sıralarda boya bulamıyor. Ağabeyinin çalmış olduğu matbaadan getirmiş olduğu artık mürekkeplerden yapıyor. Hatta fırçası bozulunca, saçını kesip fırça yapıyor. Resim aşkını, kendi çabasıyla yaşamaya, köylük yerde devam ettirmeye çalışıyor. Hala da hiç bir görsel eğitimi almışlığı yok.

ayfer-bozkurt.jpg

Onu görsel hazırlamaya iten şeyin Bob Ross bulunduğunu söyleyen Ayfer, serüvenini şu laflarla özetliyor, “İnsan duygulandığında şiir yazar, diğer bir şey yapar, duygusunu anlatım eder, ismini koyar onun. Kimisi de anlatamaz, duygusunu içerisine atar, el işi yapar, bir şey yapar, o da öyle kafasında giderir onu. Ama ben isterim ki o duygumu bu şekilde, görsel yaparak anlatayım. Hissettiğim vaka şu, onu şu şekilde yaşadım, bu şekilde anlatabilmek istiyorum. Ondan öncesinde görünüm çiziyordum; işte köy, türbe… Ama TRT 2’deki Bob Ross’un programı, görsel yapma isteğimi iyice tahrik etti.”

KENDİNİ DEĞİL RESİMLERİNİ ANLATMAYI SEVİYOR

Ayfer Bozkurt kendisi ile alakalı şeyleri değil çizdiği resimler ile alakalı konuşmayı seviyor. Resimleriyle alakalı daha önceden görsel öğretmeniyle konuşuyormuş; ama öğretmeni İzmir’e gittikten sonra resimleriyle alakalı pek kimselerle konuşamıyormuş. Ayfer’e görsel öğretmeni Ocak 2010’da Cinnah Caddesi’ndeki İlke Sanat Galerisi bir sergi açmış. Ankara Valisi’nin eşi, Kahramankazan Belediye Başkanı, Kaymakamı, öğretmenleri ve bürokratlar alıcılar içinde bulunan isimlerden. Yayın evlerine vermekten vazgeçmiş olduğu 3 kitap kapağı da tasarlamış.

SOYUTLAMA YAPMAK İSTİYOR

Belirgin olarak 2-3 tarzda görsel yapan Ayfer, resimlerinde hangi türlerin ağır bastığını şu laflarıyla anlatım ediyor; “Onu düşündüm; ‘benim bu tarzım niye ayakta geziyor, niye langır langurum, niye bir şeyler oturmadı, ben neyim’ diye düşündüm. Sonra şu şekilde dedim: ‘Ben tecrit yapmak istiyorum. Kendimi bu şekilde anlatıyorum çünkü. Şunda anlatamıyorum (manzara resmi gösteriyor). Onu da yapmak isterim ama… Kaplumbağa Terbiyecisi var ya, ondaki bilgileri yapamıyorum sanki. Kafamda tam olmadı yani, bir şeyler oldukça eksik. Aynı oradaki detaylarla sürrealizmi karışmasını sağlayarak sanki, “Benim tarzım bu olmalı’ diye düşündüm. Bazen renklerim gidiyor, bazı durumlarda görüntülerim gidiyor, bazı durumlarda fikirlerim gidiyor. Bocalayıp, duruyorum, yalpalıyorum, “Bu değilim” diyorum” şeklinde konuşuyor

whatsapp-image-2023-07-14-at-14-05-13-1.jpeg

Ayfer, şimdilerde Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Sosyal Hizmetler Bölümü’nde ikinci derslik öğrencisi. Kahramanlaşan Belediyesi’nin davetiyle bölge halkına görsel dersleri veriyor. Ayfer’in yaşamı sav mevzusu haline gelmiş ve belgesel haline de getirilecek. Ayfer, 500’e yakın eseriyle üretmeye devam ediyor…

Bir yanıt yazın