“Bu iktidar zenginin cebini tıka basa dolduruyor, ben İstanbul’a mühürlüyüm
Son günlerde değişiklik çıkışıyla tartışılan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne adaylığı tartışılan Ekrem İmamoğlu, Haliç Kongre Merkezi’nde gündeme dair basın açıklaması yapıyor.
“BU İKTİDAR KENDİ YARATTIĞI ENFLASYON CANAVARIYLA BAŞ EDEMİYOR”
“Son 30 senenin en yüksek enflasyonunu yaşattılar ve bu iktidar kendi yarattığı enflasyon canavarıyla baş edemiyor. Savaştaki Ukrayna’da senelik yüzde 11 Rusya’da yüzde 4 Türkiye ise yalnızca Temmuz ayında yüzde 9 enflasyonla boğuşuyor. İktidar devamlı halkı tasarrufa çağrı ediyor fakat en büyük 2 amme bankasının borcu oldukça yüksek ve İstanbul’da bizlere 4.5 senedir bu bankalar tek kuruş kredi vermedi,” diyen İmamoğlu bunun adaletsizlik, haksızlık bulunduğunu belirtti.
Ekrem İmamoğlu, Haliç Kongre Merkezi’nde basın açıklaması yapıyor.
Başlıca en mühim açıklamalar şöyle:
“İSTANBUL’U KAZANAN TÜRKİYE’Yİ KAZANIR”
Şunu açıkça anlatım etmeliyim ki mayıs seçimlerinden sonrasında iktidarın muhalefeti topyekûn tasfiye çalışmalarına en kuvvetli karşı duruş başta İBB olmak suretiyle ülkemizin metropollerinde gerçekleşecek. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde bütün vatandaşlarımızı demokrasimizi tekrar yeşertmek için şehirlerimize sahiplenmek için birlikte yol yürümeye çağrı ediyorum.
İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır. Ben bu lafı oldukça önemsiyorum. Yerel seçimlerde İstanbul’u kazanmak büyük siyasal başarıdır. İstanbul’u kazanan belediye başkanı dünyanın en mühim şehrine hizmet etme onuruna ulaşır. O şahıs milletin takdirini kazanırsa bu başarı onu milli ve internasyonal siyasette mühim yere ulaştırır. Ben İstanbul’u kazanan Türkiye’yi kazanır sözünü seçim galibiyeti olarak algılamıyorum sadece.
“İSTANBUL’A MÜHÜRLÜYÜM”
Ben hayatım süresince bir koltuğa değil bir misyona aday oldum diyen İmamoğlu, vatandaşın yoksulluğu hızlandı ve derinleşti. İşte bütün bunlardan dolayıdır ki Mayıs 2024’te yapılacak yerel seçimler tam da bu fütursuzluğa dur deme tarzı olacaktır. İstanbul’un bu devasa problemlerini çözmek, bunun yanı sıra Türkiye’nin sorunlarının iyi mi çözüleceğinin de imtihan yeridir. Tam da bu nedenden dolayı benim anladığım şekliyle ‘İstanbul’u kazanmak Türkiye’yi kazanmaktır. İstanbul ve Türkiye’nin kaderi mühürlüdür. Ben de kendimi İstanbul ile mühürlü kabul ediyorum.
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.