2 bin 400 yıl sonra iskeletlerden çıkan şok gerçek!
Alexandria Troas Antik Kenti Kazı Başkanı Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Öztepe, “Antik kentte oldukça uzun süreli bir hayat süreci olmuş, Milattan Önce 4’üncü Yüzyılda başlayıp, yani günümüzden 2 bin 400 sene ilkin kurulmuş. Milattan Sonra 14’üncü Yüzyıla kadar yani günümüzden ise aşağı yukarı 800 sene öncesine kadar hayat sürmüş. Bu kadar bir uzun süreçte biz arazideki kazılarda mimari katmanlar olarak görüyoruz. Şu anda kentteki son olarak hayat evresinin izlerini ortaya çıkarıyoruz” dedi.

Çanakkale’nin Ezine ilçesine bağlı Dalyan köyündeki Alexandria Troas Antik Kenti’nde kazı çalışmaları 18 Temmuz tarihinde başladı. Kazı çalışmaları 2011 yılından bu yana Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Öztepe başkanlığındaki ekiple sürdürülüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nün izni ve maddi desteğinin yanı sıra Türk Tarih Kurumu, Ankara Üniversitesi ve Çanakkale Valiliği’nin destek verdiği Alexandria Troas Antik Kenti’ndeki kazı çalışmaları bu sene kentin merkezi konumunda olan forum merkezi ile forum merkezinin muhtelif noktalarında devam ediyor.

Alexandria Troas Antik Kenti Kazı Başkanı Ankara Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Öztepe, “Antik kentte oldukça uzun süreli bir hayat süreci olmuş, Milattan Önce 4’üncü Yüzyılda başlayıp, yani günümüzden 2 bin 400 sene ilkin kurulmuş. Milattan Sonra 14’üncü Yüzyıla kadar yani günümüzden ise aşağı yukarı 800 sene öncesine kadar hayat sürmüş. Bu kadar bir uzun süreçte biz arazideki kazılarda mimari katmanlar olarak görüyoruz. Şu anda arkadaşlar kazı çalışmalarında kentteki son olarak hayat evresinin izlerini ortaya çıkarıyorlar. Burada artık kentin ekonomisinin tamamiyle küçüldüğü, nüfusunun büyük oranda azaldığı, beslenmenin büyük bir problem olduğu bir devre yaşanıyor. Biz bunu geçtiğimiz yıllarda şu anda kazı meydana getirilen bölgedeki birkaç mezarda ele geçen iskeletler üstünde meydana getirilen analizlerle de teyit etmiş durumdayız. Antropolog arkadaşlarımız kısıtlı beslenmeden meydana gelen bir dizi hastalıklar yaşadığını belirleme etti. Bu sene ve her zamanda aslında kentin ilk karşılaştığımız mimari katmanı derhal adım atma zemini altındaki bu evredir” dedi.

Bölgenin tarihlendirmesi ile ilgili da malumat veren Kazı Başkanı Prof. Dr. Erhan Öztepe, “Tarihlendirme olarak şuanda bizlere en yakın devre aşağı yukarı 800 ile 1000 sene öncesine kadar gidiyor. Sonrasında şehir terk edilmiş. Arada uzunca bir sessizlik devri var, iskan açısından. Bu zamanın mimarisi oldukça derme çatma. Anadolu’da bu birçok yerde karşımıza çıkabilir. Sağda solda önemini kaybetmiş binalardan getirilmiş, mimari elemanlar, bloklar, balçık harcıyla, bir ihtimal tabanları sıkıştırılarak birer mekan haline getirilmiş vaziyette ortaya çıkıyor. Ve bunların çatı sistemleri büyük norm de ahşap olmalı. Çünkü çiviler buluyoruz. Birbirine bağlamak için kullanılan. Ve çatı kiremitlerine rastlıyoruz. Bu yüzyıla tarihlendirebilecek. Elimizde yalnızca temel duvarları ve sıkıştırılmış zeminleriyle karşımıza çıkan zayıf bir mimari dönem” diye konuştu.














Milliyet
Bir yanıt yazın
Yorum yapabilmek için oturum açmalısınız.